Güzel yürekli insanlar ile İstanbul’da bir araya geldik. Yaşamış olduğumuz sokakların, semtlerin ve dahi yeryüzünün daha iyi olması için uğraşan koca yürekler. Her kelimeleri umuda dair, heyecanlı ve ne yapabilirim derdinde olan gençler. Yüreğimize su serpiyor, insanlık için mücadele ediyorlar. Bu arkadaşlardan aldığım enerji ve inançla hayata daha farklı bakabiliyorum. Baktığım yerleri kimsesiz görmüyorum.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Diriliş Kampındayız. Kurumsal görünürlüğü, doğa güzelliği ve evlerin sıcaklığı güzel bir kamp imkanı sunuyor. Daha ikinci yılda 20.000’den fazla öğrencinin hizmetine sunulduğu dile getirilince ayrı bir şaşırmıştım. Ama rağbeti kesinlikle hak ediyor. Bizlerde on farklı üniversiteden gençlerimizle üç gün kamp yaptık. Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu...
28 şubat günlerinde Esenyurt Üniversitesi konferans salonunda 28 şubat için özel hazırlanan bir programa katıldım. “Bin Yıllık Utanç 28 Şubat” üst başlıklı konuşmamı gerçekleştirdim. Milletin iradesine darbe yapılamayacağının en yakın şahitleri öğrencilerle bir şeyler konuşmak, paylaşmak ve dertleşmek bana çok şey kazandırıyor. Duamız ve çabamız bu topraklarda tekrar darbeler olmasın diye..
Onlar bizim küçüklük arkadaşlarımız. Sokağa çıktığımızda bize eşlik eden, zaman zaman bizleri korkutan, zaman zaman elimize ayağımıza dolaşıp bizlere merhameti öğreten arkadaşlarımız. Onlarla bugün İstanbul’u gezdim. İstanbul’a sahip çıkan her köşe bucak da bir arkadaşa rastlayabilirsiniz. Kimisi hareketli ve heyecanlı, kimisi endişeli ve ürkek, kimisi asil ve kuğulu. Onlara sahip çıktıkça sokağımız, şehrimiz ve yüreğimiz...